|
Niksar Askerlik Şubesi Başkanlığı, 1988/1 tertip asker adaylarına uğurlama töreni düzenledi.
Askerlik şubesi önünde düzenlenen asker uğurlama törenine Askerlik Şubesi Başkanı Garnizon Komutanı Personel Yarbay Duran Yadikar öncülüğünde, Kaymakam Uğur Turan, Belediye Başkanı İdris Şahin, Cumhuriyet Başsavcısı Hakan Tural, Köklüce Tabur Komutanı Binbaşı Haluk Selvi, diğer protokol üyeleri, asker adayları ile aileleri katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından başlayan törende konuşma yapan Şubesi Başkanı Garnizon Komutanı Personel Yarbay Duran Yadikar; Başta Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşları ve bu vatan uğrunda canlarını feda etmiş aziz şehitlerimiz ile kahraman gazilerimizin bizlere emanet ettiği bu kutsal toprakları korumak üzere nöbeti devralacaksınız, dedi.
Asker ailelerine de ne mutlu vatana böyle asker yetiştiren anne ve babalara diyen Yadikar, hiç endişeniz olmasın ki Türk Silahlı Kuvvetleri olarak; bu gençleri anne ve babalarından alınmış bir emanet olarak görüyoruz, dedi.
SIRADIŞI BİR BEYİN VE
SEVGİYLE DOLU BİR YÜREK;
'ENDER SAKA'
Ender SAKA, GOP Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. sınıf öğrencisi. Merzifonlu ve 19 yaşında enerji dolu, yüreği kıpır kıpır bir genç.
Okuyan, düşünen, yazan; beyninin sınırlarını zorlayan, hedefini net biçimde belirlemiş; çalışmayı, üretmeyi ilke edinmiş, bir fikir adamı...
Olumsuzlukları olumluya çevirmenin, kalıcı eserler ve hizmetler yapmanın mümkün olduğuna yürekten inanan, hayata hep pozitif bakan, Ender SAKA; "Hayatta iki türlü insan vardır; biri ismini, sadece mezar taşına yazdırırken, diğeri mezar taşının yanında tarihe de yazdırır..." diyor...
Saka, kitabının 68. Sayfasında aynen şöyle yazıyor;
"Bugün 14 şubat çarşamba. Hava kararmaya başladı. Ben telefona bakıyorum, o da bana bakıyor. Zatıâlilerinde hiçbir kıpırdama yok.
Sevgilim aramıyor bir türlü. Sonra hayalden uyanıp dünyaya döndüm.
Dedim ki; 'Ender, senin sevgilin seni arayamaz ki! En iyisi sen git yanına.' Ardından hiç düşünmeden yanına koştum.
Öyle olmalıydı zaten. Kitapların cep telefonu yok ki seni arasın!"
Ender Saka, kitap sevgisini böyle dile getiriyor...
İnsanlığın geleceği, okuyan, düşünen, yazan, üreten gençlerin elinde...
Ender Saka'ların varlığı bu bakımdan önemli...
Niksar Haber Editörü
______________________________________________
"İmkanlar var olduğunda değil, imkansızlıklar içindeyken umut sahibi olmak ve azmetmek liderlik vasfıdır."
m.zahit emre
_______________________________________________
|
|
"ZAVALLI SEN"
ENDER SAKA'NIN
UFUK AÇAN KİTABI...
Elinize aldığınızda bırakamayacağınız kadar akıcı ve bir o kadarda çekici bir kitap.
Konusu hayatın içinden...
Cesaret veren, kimlik kazandırmayı amaçlayan, kişilik oluşumunun yolunu gösteren harika bir rehber...
Ender Saka'nın sanal kahramanı Evrim ve bilge kişisi Esatiz'le tanıştığınızda, ayrılasınız gelmiyor... Hele SAKA'nın arada bir ortaya çıkıvermesi ortalığı renklendiriyor...
"Bulunduğun ortamı değiştiremiyorsan, bulunduğun ortamı değiştir" (Esatiz); sözünün sahibi de Ender SAKA!
Kitabını bir solukta okuduğum Ender SAKA ile tanışma imkanı buldum. 19 Ekim Cuma günü Niksar'daydı. Kitabı kadar nezih bir insan...
Sözlerindeki derinlik ve fikirlerindeki ufuk hemen farkediliyordu.
Elbette, okuyan, düşünen ve yazan insanların bir farkı olmalıydı...
Gençlere örnek gösterilecek kendi yaşıtları bir insan; Ender SAKA...
Kitabını okumanızı, fırsat olursa dinlemenizi öneririm...
***
M. Zahit EMRE
|
|
|
HANDÜZÜ YAYLASI
ŞENLENMEYE HAZIRLANIYOR
Bu yıl 9.su yapılması planlanan Handüzü Yaylası Şenliği, sponsor bulunamamasından dolayı Güneysu Belediyesi tarafından yapılamamış olsa da, bir grup girişimci sayesinde Handüzü Yaylası yeniden şenlenmeye hazırlanıyor.
İlk başta sadece küçük çaplı bir piknik olarak düzenlenen organizasyon, kısa sürede destek vermek isteyenler sayesinde büyük bir organizasyona dönüşüyor. Handüzü Yaylası'nın bu yıl vatandaşlardan mahrum bırakılmamasını ve Handüzü Şenliği'ni yaşatmak adına organizasyonu düzenlemek isteyen girişimciler, duyurusu tam olarak yapılmadığı halde festivali duyan kişilerin memnuniyetle festivale katılacaklarını söylediklerini belirttiler.
53HaberMerkezi sitemizin de içinde bulunduğu ve Handüzü Yaylası Kültür Çevre ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği ile Rize'den yayın yapan yerel internet sitelerinin katkılarıyla 16 Ağustos Pazar günü düzenlenecek olan Handüzü Yaylası Festivali'nde Murat Köse, Hüseyin Erbaş, Ayhan taşkıran, Mehmet Güney, İsmail Ceylan,
Hayalhan ve sürpriz sanatçılar ile bol bol horon oynanacak.
Güneysu Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği, Orçay, Ritaş, Karali Çay, Selamet İnşaat ve Pehlivan Otogaz'ın sponsor olduğu festival için otobüsler sabah saat 09:00'da Atatürk Meydanı PTT önünden kalkacak.
Piknik havasında geçmesi planlanan festivale katılmak isteyenler, yiyecek ve içeceklerini getirebilecekleri gibi, kavurma ikramının yanı sıra kurulacak olan çay standlarından ise bol bol çay içebilecekler.
Kaynak: http://www.53habermerkezi.net/3381_HANDUZU-YAYLASI-SENLENMEYE-HAZIRLANIYOR.html
Eğer gelecekte duyuru iletileri almak istemiyorsanız, bu seçeneği profilinizde bulunan "Duyuru" bölümünü kullanarak kolayca yapabilirsiniz.
Duyurunun tümünü aşağıdaki bağlantıyı kullanarak görüntüleyebilirsiniz:
http://www.hayalhan.com/forum/index.php?topic=629.0
Saygılar,
.::HayaLHan Fan Sitesi::.
MÜZİK DÜNYASINDA YENİ SESLER
HAYALHAN
4 Ekim 1989 da Rizede doğdu. İsmi Gökhan... Sağlık Meslek Lisesi'nde Tıbbi Sekreterlik bölümünde okuyor. Size ilginç gelecek ama şarkı yapmaya kedisini teşfik eden sadece bir fon müziğiydi... Sensiz cehennemlerde adlı parçasının fon müziği Hayalhan'ı cezbetti. Sonra dinledikçe söz yazmaya karar verdi ve çalışmalarına başladı... Şarkı söyledi. Beğendi ve beğenildi. 1 yıldan beri bu işle uğraşıyor. İnanıyoruz ki bu gidişle istediği yerlere ulaşacak. Meslektaşlarına başarılar diliyor... Gösterdikleri ilgi için dinleyenelerine ve kendisini destekleyen herkese teşekkür ediyor.
Niksar Haber olarak her zaman genç sanatçılarımızın yanında olmayı görev biliyor, dünyalar harikası kişilik sahibi, sevgiyi hayatının temeli yapan Gökhan'a başarılar diliyoruz...
HAYALHAN'IN WEB SİTESİ
HAYALHAN'IN WEB SAYFASI
______________________________________________
FERDİ
Ferdi, Artvin, Borçkalı... Müzik hayatının vazgeçilmezi. Öylesine yürekten ve severek müzik yapıyorki, dineleyenlerin etkilenmemesi mümkündeğil...
Doğma büyüme ARTVİN'li olan Xx_TRZi08 FErdi 2006 yılının son aylarında Rap'e başladı. Farklı Crewlerde Farklı Rapperlerle Ft attı. Gerçek Adı FErdi olan Xx_TRzi08 Slow, Arabesk, Rap Eserler Seslendirmekte.
Rap Söylediği Tarz : Slow , Nakarat
Real Enstrüman : Electro Gitar
Yaptığı müzikleri internet sayfasında dineleyenlerin beğenisine sunan Ferdi; müzik dünyasında çok daha güzel noktalara gelmeyi hedefliyor...
Niksar Haber olarak; yüreği pırıl pırıl sevgi dolu, yetenekli ve azimli karakterli bir kişilik olan Ferdi'ye yaşam boyu başarılar diliyoruz.
***
Konser, Açılış ve Özel Gün Programlarınızda Sahne alma imkanı olan Ferdi ile MSN adersinden irtibat kurabilirsiniz.
MSN: xxtrzi08yklsma@hotmail.com
|
|
BİR MEKTUBUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Kişiliğini ve hayat felsefesini takdir ettiğim, değerli bir arkadaşım; bir yıl kadar önce tanışıp o günden bu yana iletişim içinde bulunduğu, son bir aydır da İstanbul'da ikamet eden samimi bir arkadaşından, 'e-posta' yoluyla aldığı mektubu getirdi ve; "okuyunca çok duygulandım, bir kez de birlikte okuyalım" dedi. Beraberce okuduk. "İnsanlık değerleriyle bezeli bu güzel mektubu, siz değerli okuyucularımla paylaşmak istediğimi" söyledim; "olur, niye olmasın ki..." dedi.
İşte o, his ve sevgi dolu mektup;
"27.08.2007/İstanbul
Değerli Kardeşim,
Sizinle tanışalı bir yıl bile olmadı. Ama, inanın sizde gördüğüm insani değerler; beni hiç beklenmedik biçimde değiştirdi. Tanışmamızdan sonra geçen bu kısa sürede; hayata bakışım, insanları değerlendiriş biçimim pozitif anlamda gelişme gösterdi. Yaşça benden küçük olmanıza rağmen sizden bir şeyler öğrenmiş olmak, asla nefsime ağır gelmediği gibi, sizi takdir ettim ve sizin gibi candan bir kardeşe sahip olmaktan, hep onur duydum...
Sizde, insanlığın en yüce değerlerini keşfettim; mütevazılık, nezaket, ruh güzelliği, kalp temizliği, fedakarlık, içtenlik ve daha sayamayacağım kadar güzel haslet...
Cesur, gözü pek, ama, bir o kadarda temkinli ve saygılı kişiliğiniz; ahlaklı ve dürüst yapınız, güven veren tavırlarınızla; gerçekten kardeş olmaya, fazlasıyla layık bir insansınız...
Çözüm üreten pratik zekanızla, tertemiz yüreğinizden yüzünüze yansıyan tebessümünüzle; bulunduğunuz ortamlarda gönülleri ferahlatıyorsunuz...
Sizinle tanıştıktan sonra;
Sevginin, huzur ve mutluluk üreten sihirli gücünü keşfettim...
Sizinle birlikte, insanları ve insanlığı daha çok sevmeye başladım.
Sabırlı olmanın, tahammülün ve şükrün hikmetini öğrendim...
Manen ve madden yardımlaşmanın, nasıl bir yürek paylaşımı olduğunu ve insanları biri birine nasıl sımsıkı bağladığını hissettim...
İnsanların sadece diliyle değil, kalbiyle de konuşabileceğini fark ettim... Üstelik öyle bir konuşma ki; ne yazıyla ne de sözcüklerle deşifresi mümkün olmayan, tarifi imkansız duyguların esintisiyle şekillenen, hazzına doyulmayan bir konuşma...
Sevgi temelinde yükselen kardeşliğin, kan bağıyla oluşandan daha güçlü, daha kalıcı olduğunu gördüm.
Sevdiğinin sevdiklerini sevmenin heyecanını yaşadım, sevginin kusurları bile nasıl güzelliklere dönüştürdüğünü; makamların ve servetlerin sevgi karşısında nasıl değersizleştiğini, anlamsızlaştığını hayretler içinde izledim...
Sevgisiz hayatın zehir olduğunu, sevgisiz imanın imkansızlığını, sevgisiz bakışın körlüğünü, sevgisiz sözün kurşun gibi yaralayıcılığını geçte olsa, sayenizde öğrendim...
İnsanların dertlerini dinlemekten, çözüm üretmekten, çözüm bulamasam da; tatlı dille ve sabırla, gönülleri teselli etmekten zevk alır oldum...
Dünya daha bir güzel görünür oldu. Meğer, dünya siyah-beyaz değilmiş! Sen perdeyi kaldırdın; bin bir rengin armonisini temaşa etmeye başladım, içim mutlulukla doldu taştı.
İşimi daha çok sevdim, çalışma ortamında huzurum olağanüstü arttı.
Her hangi bir insana baktığımda, kişiliğinden, kimliğinden önce; onu, Cenab-ı Allah(cc)'ın bir şaheseri olarak görme alışkanlığı edindim...
Gururum, kibrim yok denecek kadardı, ama, temelli toprağa gömdüm onları...
İnsanları sevmeden Peygamberimizi, Peygamberimizi sevmeden Yüce Mevla(cc)'yı sevmenin mümkün olamayacağının numunesini yaşadım bu kısa süreçte...
Huzurumu, mutluluğumu ve okuduğun bu satırları yazma gücünü; imrenilesi, eşsiz kişiliğinden, ruh güzelliğinden aldım...
Yüce Rabbime şükürler olsun ki, sizinle karşılaştırdı, yollarımızı kesiştirdi.
Size, ömür boyu minnet ve şükran borçluyum...
Teşekkürler can Kardeşim..." (...isim...)
İletişim teknolojisinin gelişerek, mektuplaşmayı ortadan kaldırdığı çağımızda; böylesi güzel satırların hala yazılıyor ve 'e-posta' şeklinde bile olsa, gönderiliyor olmasından inanın mutluluk duydum.
Ya bu mektubu yazan, yada mektubun muhatabı olan, iki güzel insandan biri olabilmek ne kadar güzel bir duygudur, değil mi?
Yazmayı, okumayı zevk edinmeyen; hayatın da tadına varamaz...
Dostluğun, kardeşliğin, sevginin hazzına ulaşamayan, yaşadım demesin...
Ne makam, ne mevki, ne de mal-mülk; insan sevgisinin verdiği yaşama azmini ve olumsuzluklara karşı direnme gücünü veremez...
Allah (cc) herkese; güzel insanlarla tanışmak, kardeş olmak; yüreğinde rengarenk sevgi çiçekleri yeşertmek ve insani görevlerin eksiksiz yerine getirildiği, güzelliklerle bezenmiş, hayırlı ömürler nasip etsin... (amin)
***
M. Zahit EMRE
m.zahitemre@hotmail.com
|
|