|
KAHRAMAN TÜRK ORDUSU KUZEY IRAK OPERASYONUNU BAŞARIYLA TAMAMLADI
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'ın kuzeyindeki terör örgütü kamplarına yönelik operasyonlarının başarıyla tamamladı.
Kuzey Irakta kahramanca mücadele veren Operasyon süresince; Mehmetçik için tüm yurtta dualar edildi. Yüreğimiz ve bileğimizle yanınızdayız mesajları gönderildi. Bölücü örgüte son darbenin vurulması ve vatanımızın bölünmez bütünlüğünün dünya aleme bir kez daha ilanı için fedakarca zorluklara katlanan, hayatını ortaya koyan yavrularımız, kahraman mehmetçiklerimize; onların değerli komutanlarına minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz... Vatan uğruna şehit olan mehmetçiklerimize rahmet diliyoruz.
Kuzey Irak Operasyonuyla aynı günlerde askere giden 88/1 tertip mehmetçiklerimiz için; kimi şehirlerde mehter takımları, kimilerinde davul zurna eşliğinde coşkulu uğurlamalar düzenlendi. Coşan, elleri kınalı gençler, arkadaşlarının omuzlarında "En büyük asker bizim asker" tezahüratlarıyla havaya kaldırıldı.
"Ey teröristler korkun, Türk askeri geliyor. Niksar'ın yiğitleri geliyor... Oralar, o dağlar size mezar olacak" sözleri ve dualarla uğurlanan Mehmetçikler, dik duruşları ve cesaretleriyle takdir topladılar...
Niksar ve Tokat Otogarlarında, otobüslerin hareket saatlerinde coşku doruğa çıktı.
88/1 Tertip mehmetçiklerimize başarılı vatan görevleri diliyor, sağlık içinde dönmeleri için dua ediyoruz..
ŞUBAT CELBİNDE ASKERE GİDECEK MEHMETÇİKLER
İÇİN ASKERLİK ŞUBESİNDE DÜZENLENEN
TÖREN DUYGULU VE COŞKULU GEÇTİ
Niksar Askerlik Şubesi Başkanlığı, 1988/1 tertip asker adaylarına uğurlama töreni düzenledi.
Askerlik şubesi önünde düzenlenen asker uğurlama törenine Askerlik Şubesi Başkanı Garnizon Komutanı Personel Yarbay Duran Yadikar öncülüğünde, Kaymakam Uğur Turan, Belediye Başkanı İdris Şahin, Cumhuriyet Başsavcısı Hakan Tural, Köklüce Tabur Komutanı Binbaşı Haluk Selvi, diğer protokol üyeleri, asker adayları ile aileleri katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından başlayan törende konuşma yapan Şubesi Başkanı Garnizon Komutanı Personel Yarbay Duran Yadikar; Başta Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşları ve bu vatan uğrunda canlarını feda etmiş aziz şehitlerimiz ile kahraman gazilerimizin bizlere emanet ettiği bu kutsal toprakları korumak üzere nöbeti devralacaksınız, dedi.
Asker ailelerine de ne mutlu vatana böyle asker yetiştiren anne ve babalara diyen Yadikar, hiç endişeniz olmasın ki Türk Silahlı Kuvvetleri olarak; bu gençleri anne ve babalarından alınmış bir emanet olarak görüyoruz, dedi.
Kaymakam Turan ve Belediye Başkanı Şahin'in konuşmalarının ardından; Niksar İlçe Müftüsü Salahattin Şanver'in dualarıyla kurban kesildi.
Kaval dinletisi eşliğinde asker adaylarına protokol üyeleri tarafından temsili sevk belgeleri verildi.Askere gidecek gençlerin sevk evrakları verildi. İlk evrakı sembolik olarak Kaymakamımız TURAN'ın elinden Recep BİLEK aldı. Recep BİLEK'in, sevilen kişiliğiyle edindiği geniş çevresi gösterilen ilgiye yansıdı.
Mehmetçiklerimize başarılı vatan görevi diliyor. Ailelerine ve sevenlerine sağlık ve huzur içinde kavuşmalarını niyaz ediyoruz...
***
SIRADIŞI BİR BEYİN VE
SEVGİYLE DOLU BİR YÜREK;
'ENDER SAKA'
Ender SAKA, GOP Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. sınıf öğrencisi. Merzifonlu ve 19 yaşında enerji dolu, yüreği kıpır kıpır bir genç.
Okuyan, düşünen, yazan; beyninin sınırlarını zorlayan, hedefini net biçimde belirlemiş; çalışmayı, üretmeyi ilke edinmiş, bir fikir adamı...
Olumsuzlukları olumluya çevirmenin, kalıcı eserler ve hizmetler yapmanın mümkün olduğuna yürekten inanan, hayata hep pozitif bakan, Ender SAKA; "Hayatta iki türlü insan vardır; biri ismini, sadece mezar taşına yazdırırken, diğeri mezar taşının yanında tarihe de yazdırır..." diyor...
Saka, kitabının 68. Sayfasında aynen şöyle yazıyor;
"Bugün 14 şubat çarşamba. Hava kararmaya başladı. Ben telefona bakıyorum, o da bana bakıyor. Zatıâlilerinde hiçbir kıpırdama yok.
Sevgilim aramıyor bir türlü. Sonra hayalden uyanıp dünyaya döndüm.
Dedim ki; 'Ender, senin sevgilin seni arayamaz ki! En iyisi sen git yanına.' Ardından hiç düşünmeden yanına koştum.
Öyle olmalıydı zaten. Kitapların cep telefonu yok ki seni arasın!"
Ender Saka, kitap sevgisini böyle dile getiriyor...
İnsanlığın geleceği, okuyan, düşünen, yazan, üreten gençlerin elinde...
Ender Saka'ların varlığı bu bakımdan önemli...
Niksar Haber Editörü
______________________________________________
"İmkanlar var olduğunda değil, imkansızlıklar içindeyken umut sahibi olmak ve azmetmek liderlik vasfıdır."
m.zahit emre
_______________________________________________
|
|
"ZAVALLI SEN"
ENDER SAKA'NIN
UFUK AÇAN KİTABI...
Elinize aldığınızda bırakamayacağınız kadar akıcı ve bir o kadarda çekici bir kitap.
Konusu hayatın içinden...
Cesaret veren, kimlik kazandırmayı amaçlayan, kişilik oluşumunun yolunu gösteren harika bir rehber...
Ender Saka'nın sanal kahramanı Evrim ve bilge kişisi Esatiz'le tanıştığınızda, ayrılasınız gelmiyor... Hele SAKA'nın arada bir ortaya çıkıvermesi ortalığı renklendiriyor...
"Bulunduğun ortamı değiştiremiyorsan, bulunduğun ortamı değiştir" (Esatiz); sözünün sahibi de Ender SAKA!
Kitabını bir solukta okuduğum Ender SAKA ile tanışma imkanı buldum. 19 Ekim Cuma günü Niksar'daydı. Kitabı kadar nezih bir insan...
Sözlerindeki derinlik ve fikirlerindeki ufuk hemen farkediliyordu.
Elbette, okuyan, düşünen ve yazan insanların bir farkı olmalıydı...
Gençlere örnek gösterilecek kendi yaşıtları bir insan; Ender SAKA...
Kitabını okumanızı, fırsat olursa dinlemenizi öneririm...
***
M. Zahit EMRE
|
|
|
MÜZİK DÜNYASINDA YENİ SESLER
EMRE YAMAN
Lise Öğrencisi Emre Yaman yaptığı müziklerle dikkatleri üzerine çekti. Sapanca (Sakarya)'da ikamet eden Emre, sesi ve müziğiyle başarılı olabileceğinin işaretini veriyor.
Müzik yeteneği ve başarılı çalışmaları dolayısıyla kendisini tebrik eder hayat boyu başarılar dileriZ.
Emre Yaman'ı tanımak ve dinlemek için resmin üzerine tıklayın.
Emra Yaman'ın Web Sayfası İçin "TIKLAYIN"
HAYALHAN
4 Ekim 1989 da Rizede doğdu. İsmi Gökhan... Sağlık Meslek Lisesi'nde Tıbbi Sekreterlik bölümünde okuyor. Size ilginç gelecek ama şarkı yapmaya kedisini teşfik eden sadece bir fon müziğiydi... Sensiz cehennemlerde adlı parçasının fon müziği Hayalhan'ı cezbetti. Sonra dinledikçe söz yazmaya karar verdi ve çalışmalarına başladı... Şarkı söyledi. Beğendi ve beğenildi. 1 yıldan beri bu işle uğraşıyor. İnanıyoruz ki bu gidişle istediği yerlere ulaşacak. Meslektaşlarına başarılar diliyor... Gösterdikleri ilgi için dinleyenelerine ve kendisini destekleyen herkese teşekkür ediyor.
Niksar Haber olarak her zaman genç sanatçılarımızın yanında olmayı görev biliyor, başarılar diliyoruz...
Hayalhan'ın İletişim Adresi: hayalhan@live.com
Hayalhan'ın Web Sayfası İçin "TIKLAYIN"
AA TEMSİLCİSİ GAZETECİ RECEP BİLEK
ASKERLİK GÖREVİNDE...
Yeşil Niksar Gazetesinde muhabir ve editör olarak çalışan ve aynı zamanda AA Niksar Temsilciliğini başarıyla sürdüren Recep BİLEK, 22 Şubat'ta vatani görevini yerine getirmek üzere Serinyol (Hatay) Jandarma Er Eğitim Alayı'na gitti.
22 Şubat 2008 Cuma günü akşamı Saat 19:00'da, Tokat'tan HAS Turizm ile yolcu edilen Recep BİLEK'i, Niksar'dan gelen yoğun bir akraba ve arkadaş gurubu uğurladı. Oğlu Batuhan, Eşi, Annesi, Babası, Amcaları, Dayıları ve akraba ve arkadaşları o akşam Tokat Otogarı'ndaydılar. Niksar Belediyesi Başkan Yardımcısı Abdullah YILDIZ, Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Ramazan ÇAKMAK, Niksar Belediyesi Basın Sorumlusu Hacı TAŞOVA, Yeşil Niksar Gazetesi Muhabiri Resul KASAP ve Oktay DAĞCI'da Recep BİLEK'i uğurlayanlar arasındaydı...
Kapıağzı Köyü'nün, Niksar Belediyesi'nin etkinliklerinde ve Kosova Kültürünün tanıtımında hep önlerde olan; aktif, çalışkan ve azimli kişliğiyle takdir toplayan Recep BİLEK; içten tavırları ve dürüstlüğüyle geniş bir çevre edinmeyi başardı.
Uğurlama için Tokat Otogarında bulunan Niksar Belediye Başkan Vekili Abdullah YILDIZ, uğurlamaya gelenlere hitaben; "Askerlik mukaddes bir görevdir, her gencimiz bu onurlu görevi yapmanın şerefini ömür boyu taşımayı arzu eder. Recep Kardeşim, böylesine bir ulvi vazifeye gittiğinin bilincindedir. Hakkıyla görevini yapacak; şuur, azim ve kararlılık kendisinde vardır. Türk Ordusunun kahraman bir ferdi olarak görevini tamamlayıp dönmeyi Allah (cc) kendisine ve tüm mehmetçiklerimize nasip etsin." dedi.
23 Şubat 2008 Cumartesi günü Serinyol Jandarma kışlasına giriş yapan; Recep BİLEK, MYO mezunu olduğundan, muhtemel bir yasal düzenlemeyle Askerlik süresinin kısalması söz konusu. Süre kısalmadığı takdirde; 2009 Nisan ayında tekrar aramızda olacak.
Kendisine, başarı öyküleriyle dolu vatani görevler yapmayı, tamamlamayı ve ailesine, sevdiklerine, sevenlerine, biricik Batuhan'ına sağlık ve huzur içerisinde kavuşmayı nasip etmesini Yüce Allah (cc)'tan niyaz ediyorum.
Niksar Haber Editörü
______________________________________________________
|
|
BİR MEKTUBUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Kişiliğini ve hayat felsefesini takdir ettiğim, değerli bir arkadaşım; bir yıl kadar önce tanışıp o günden bu yana iletişim içinde bulunduğu, son bir aydır da İstanbul'da ikamet eden samimi bir arkadaşından, 'e-posta' yoluyla aldığı mektubu getirdi ve; "okuyunca çok duygulandım, bir kez de birlikte okuyalım" dedi. Beraberce okuduk. "İnsanlık değerleriyle bezeli bu güzel mektubu, siz değerli okuyucularımla paylaşmak istediğimi" söyledim; "olur, niye olmasın ki..." dedi.
İşte o, his ve sevgi dolu mektup;
"27.08.2007/İstanbul
Değerli Kardeşim,
Sizinle tanışalı bir yıl bile olmadı. Ama, inanın sizde gördüğüm insani değerler; beni hiç beklenmedik biçimde değiştirdi. Tanışmamızdan sonra geçen bu kısa sürede; hayata bakışım, insanları değerlendiriş biçimim pozitif anlamda gelişme gösterdi. Yaşça benden küçük olmanıza rağmen sizden bir şeyler öğrenmiş olmak, asla nefsime ağır gelmediği gibi, sizi takdir ettim ve sizin gibi candan bir kardeşe sahip olmaktan, hep onur duydum...
Sizde, insanlığın en yüce değerlerini keşfettim; mütevazılık, nezaket, ruh güzelliği, kalp temizliği, fedakarlık, içtenlik ve daha sayamayacağım kadar güzel haslet...
Cesur, gözü pek, ama, bir o kadarda temkinli ve saygılı kişiliğiniz; ahlaklı ve dürüst yapınız, güven veren tavırlarınızla; gerçekten kardeş olmaya, fazlasıyla layık bir insansınız...
Çözüm üreten pratik zekanızla, tertemiz yüreğinizden yüzünüze yansıyan tebessümünüzle; bulunduğunuz ortamlarda gönülleri ferahlatıyorsunuz...
Sizinle tanıştıktan sonra;
Sevginin, huzur ve mutluluk üreten sihirli gücünü keşfettim...
Sizinle birlikte, insanları ve insanlığı daha çok sevmeye başladım.
Sabırlı olmanın, tahammülün ve şükrün hikmetini öğrendim...
Manen ve madden yardımlaşmanın, nasıl bir yürek paylaşımı olduğunu ve insanları biri birine nasıl sımsıkı bağladığını hissettim...
İnsanların sadece diliyle değil, kalbiyle de konuşabileceğini fark ettim... Üstelik öyle bir konuşma ki; ne yazıyla ne de sözcüklerle deşifresi mümkün olmayan, tarifi imkansız duyguların esintisiyle şekillenen, hazzına doyulmayan bir konuşma...
Sevgi temelinde yükselen kardeşliğin, kan bağıyla oluşandan daha güçlü, daha kalıcı olduğunu gördüm.
Sevdiğinin sevdiklerini sevmenin heyecanını yaşadım, sevginin kusurları bile nasıl güzelliklere dönüştürdüğünü; makamların ve servetlerin sevgi karşısında nasıl değersizleştiğini, anlamsızlaştığını hayretler içinde izledim...
Sevgisiz hayatın zehir olduğunu, sevgisiz imanın imkansızlığını, sevgisiz bakışın körlüğünü, sevgisiz sözün kurşun gibi yaralayıcılığını geçte olsa, sayenizde öğrendim...
İnsanların dertlerini dinlemekten, çözüm üretmekten, çözüm bulamasam da; tatlı dille ve sabırla, gönülleri teselli etmekten zevk alır oldum...
Dünya daha bir güzel görünür oldu. Meğer, dünya siyah-beyaz değilmiş! Sen perdeyi kaldırdın; bin bir rengin armonisini temaşa etmeye başladım, içim mutlulukla doldu taştı.
İşimi daha çok sevdim, çalışma ortamında huzurum olağanüstü arttı.
Her hangi bir insana baktığımda, kişiliğinden, kimliğinden önce; onu, Cenab-ı Allah(cc)'ın bir şaheseri olarak görme alışkanlığı edindim...
Gururum, kibrim yok denecek kadardı, ama, temelli toprağa gömdüm onları...
İnsanları sevmeden Peygamberimizi, Peygamberimizi sevmeden Yüce Mevla(cc)'yı sevmenin mümkün olamayacağının numunesini yaşadım bu kısa süreçte...
Huzurumu, mutluluğumu ve okuduğun bu satırları yazma gücünü; imrenilesi, eşsiz kişiliğinden, ruh güzelliğinden aldım...
Yüce Rabbime şükürler olsun ki, sizinle karşılaştırdı, yollarımızı kesiştirdi.
Size, ömür boyu minnet ve şükran borçluyum...
Teşekkürler can Kardeşim..." (...isim...)
İletişim teknolojisinin gelişerek, mektuplaşmayı ortadan kaldırdığı çağımızda; böylesi güzel satırların hala yazılıyor ve 'e-posta' şeklinde bile olsa, gönderiliyor olmasından inanın mutluluk duydum.
Ya bu mektubu yazan, yada mektubun muhatabı olan, iki güzel insandan biri olabilmek ne kadar güzel bir duygudur, değil mi?
Yazmayı, okumayı zevk edinmeyen; hayatın da tadına varamaz...
Dostluğun, kardeşliğin, sevginin hazzına ulaşamayan, yaşadım demesin...
Ne makam, ne mevki, ne de mal-mülk; insan sevgisinin verdiği yaşama azmini ve olumsuzluklara karşı direnme gücünü veremez...
Allah (cc) herkese; güzel insanlarla tanışmak, kardeş olmak; yüreğinde rengarenk sevgi çiçekleri yeşertmek ve insani görevlerin eksiksiz yerine getirildiği, güzelliklerle bezenmiş, hayırlı ömürler nasip etsin... (amin)
***
M. Zahit EMRE
m.zahitemre@hotmail.com
|
|