|
INTERNET
GAZETESİ
KELKİT
HAVZASI'NIN
VE CANİK
YÖRESİ'NİN
SESİ
NİSAN
2009
***************************************************************
YARATILIŞTAKİ HİKMET!
Kainatı yaratan yüce Rabbimiz her şeyi yerli yerinde ve kusursuz biçimde konumlandırarak, "yaratılmışların en şereflisi" olarak var ettiği biz insanların hizmetine sundu. Aldığımız her bir nefes, içtiğimiz her bir damla su için ne kadar şükretsek bile karşılığını ödemiş olamayız.
Kainatın bütünü ve özellikle insan denen şaheser, Allah (cc)'ın apaçık mucizesidir. Keşfetmek, öğrenmek, vakıf olmak duygusu insanları araştırmaya iter. Araştırdıkça ulaştığımız her yeni bilgi, bildiklerimizin artmasını sağlamasıyla beraber bilmediklerimizin de ne kadar fazla olduğunu görmemize vesile olur. Bilgi, sonu olmayan okyanus gibidir. Bildiklerimiz yada keşfettiklerimiz bu sonsuz okyanus yanında ancak bir damla su kadardır.
Bilgi, insanı olgunlaştırdığı, Rabbine yaklaştırdığı ölçüde yararlıdır. İnkara değil imana vesile olan bilgi hayırlıdır. Daha doğrusu bilginin özünde inkar yoktur; bilginin inkar amaçlı kullanılmasıdır söz konusu olan. Bilge insanlar, mütevazi olur; yaratanını bilir, şükür ehlidir.
Öğrendikçe nefisleri kabaran, bildikçe ukalalaşan, yükseldikçe çevrelerine tepeden bakan kişiler; bilginin nezahetinin farkına varamamış demektir. Kişinin kendisine biçtiği değer değil; asıl önemli olan toplumun o kişiye verdiği nottur. Yükseldikçe gönlü alçalan, öğrendikçe bilmediklerinin farkına varan, gurur ve kibirle değil, insanca duygularla çevresine yüreğini açan ilim erbabına toplumda hak ettiği değeri fazlasıyla verir.
TV ekranlarında sürekli arzı endam eden, kimseye fırsat vermemecesine hep konuşan, her şeyi bilen(!), her konuya uluorta dalan, dinleme adabı olmayan; farklı mesleklerden insanları görünce, bu tavrın ne kadar da itici olduğunun farkına kolayca varıyoruz.
Herkes, ihtisas alanında konuşsa, muhatabının meslek bilgisine saygı duymayı becerebilse, elinde yeterli bilgi olmadan ahkam kesmek yerine ölçülü olmayı tercih etse; toplumda huzur iklimi daha kolay yerleşir.
Bilgi ve beceriye değer vermek, üretenin emeğine saygı duymak; her bireyin mutlaka bir yararlı görüşünün olabileceğini varsaymak, insani ilişkilerde seviyeyi yükseltir. Muhatabına saygı duymayan, hep kendini önemseyenler, aslında kendini bilmezler olarak toplumsal hafızada yerlerini alırlar. Yunus Emre ne güzel demiş; "İlim ilim bilmektir; İlim kendin bilmektir..." Kendini bilmeyen, kariyer yaptıkça ayakları yerden kesilenlerin ne sözlerine ne de şahsiyetlerine kıymet verilmez.
Doçent, Profesör olmaktan önce adam olmaktır, önemli olan. Elbette bu konuda olumlu örneklerde çok fazlasıyla var. TV'de bir sağlık programına çıkan İç Hastalıkları Uzmanı bir Profesöre; program sonunda, sunucu elindeki sivilceyi göstererek bilgisine başvurdu. Uzman Profesör bu konuda kolayca görüşünü aktarabilirdi, ama öyle yapmadı. Bir Cildiye Uzmanı'na gitmesini önerdi. İşte bu mesleklere saygı tavrı; o Profesörü yüceltti. Çok güzel bir örnek davranış olarak ta toplumsal hafızaya yerleşti. Bu olayda olduğu gibi toplumda herkes haddini ve sınırlarını bilse; başkalarının işine karışmaktan ve uluorta konuşmaktan sakınsa; inanın çok seviyeli ve çok huzurlu bir toplumsal yapı kolayca oluşur.
"Ben Başbakan olsaydım..." diye başlayan ve "ülke sorunlarını bir çırpıda çözeceğini" ifade eden nutuklarla o kadar meşgulüz ki; bilginin ve birikimin değerinin fark edilmesi neredeyse imkansız.
İçinden geçtiğimiz zaman diliminde; birliğe beraberliğe çok ihtiyacımız var. Bunun yolu da; herkesin, kendi alanında kalmasından, başkalarının meslek bilgisine ve görev sahasına saygı duymasından; çok konuşmaktan ziyade öz konuşmasından, dinlemeye önem ve öncelik vermesinden geçer.
Kamil insanlar, dillerinden çok halleriyle anlatırlar. Kamil insanların sayısı arttıkça da toplumun seviyesi yükselir. Yaratılıştaki hikmetin sırrını en iyi keşfedenler de kamil insanlardır...
Abdullah YILDIZ
***
WEB TASARIMI VE AFİŞ YARIŞMASINDA TÜRKİYE ÜÇÜNCÜSÜ;
"BARIŞ ÖZTÜRK"
Niksar Endüstri Meslek Lisesi'nin başarılı öğrencilerinden Barış Öztürk, Afiş Tasarım Yarışmasında Türkiye 3.sü oldu.
Fatih Kolejinin Türkiye genelindeki Orta Öğretim Kurumları arasında 5. kez düzenlediği E-Dream (Animasyon, Programlama, Web Tasarım ve Afiş Tasarım) Yarışmasında Endüstri Meslek Lisesi Öğrencilerinden Barış ÖZTÜRK Afiş tasarım dalında yarışmaya katılarak Niksar'ımızı en güzel biçimde temsil ederek Türkiye 3.lüğü başarısını elde etti.
Niksar Endüstri Meslek lisesi, E-Dream yarışmasına; Web Tasarım ve Afiş Tasarım dallarında 2 öğrenci ile 09 Nisan 2009 Tarihinde posta yolu ile katıldı. Bu projelerden 11/B sınıfından Barış Öztürk'ün, "DÜNYA BARIŞI" konulu Afiş Tasarımı ilk 15 Proje arasına girerek 05.04.2009 tarihinde İstanbul Beylikdüzü'ndeki finallere katılmaya hak kazandı. "DÜNYA BARIŞI" konulu afiş yarışması finaline, NEML'ni temsilen öğretmen İlker Şahin ve öğrenci Barış Öztürk katıldı. Niksar'ımıza onur veren güzel sonucu değerlendiren Okul müdürü Murat Yılmaz; "Öğrencilerimize verdiğimiz mesleki ve teknik eğitimin sonucunda bu tür yarışmalarda başarılı olmaları verdiğimiz eğitimin kalitesini göstermekte ve bizleri de mutlu etmektedir" ifadesini kullandı.
Yarışma sonrası kendisiyle görüştüğümüz, Gökçeli Kasabasından, 1991 Doğumlu Barış Öztürk, mutluluğunu ifade ederken; yaşının üzerinde bir gayret ve çabayla tasarım yeteneğini geliştirip, gelecekte adından övgüyle söz ettirecek büyük projelere imza atmayı hedefliyor.
Hazırladığı site tasarımlarıyla da dikkatleri üzerine çeken Barış Öztürk, şimdiden alanında gösterdiği yetenek ve başarısıyla tanınıyor.
Yürekten kutladığımız Barış Öztürk'e, eğitim hayatında başarılar diliyor, Başta NEML Müdürü Murat Yılmaz olmak üzere tüm öğretmenlerimize emek ve gayretlerinden dolayı şükranlarımızı sunuyoruz.
KOSOVA RADYO TELEVİZYONU (RTK)
NİKSAR BELEDİYESİ'NİN KONUĞUYDU
Kosova Devlet Televizyonu (RTK) ekibi; yayınlandığı akşamlar izlenme rekorları kıran "Türkiye'deki Arnavutlar" programına çekim yapmak üzere Niksar'a geldiler. Niksar'ın tarihi ve doğal güzelliklerini, Belediyenin şehircilikle ilgili çalışmalarını, yaşayan gelenek ve göreneklerini kayda alan ekip; Niksar Kaymakamı Uğur Turan, Belediye Başkanı İdris Şahin ve Başkan Yardımcısı Abdullah Yıldız ile söyleşide bulundular.
TV Gazetecisi Feride Zeynullah, Yönetmen Bardil Bektaşi ve Kameraman Haris Feri'den oluşan ekibe; Niksar Belediyesi ev sahipliği yapıyor. İstanbul, Sakarya ve Bafra gibi muhtelif yerlerde çekim yapan ekip; Niksar'ın güzelliği ve Niksarlının misafirperverliğine hayran kaldıklarını ifade ediyorlar. Niksar Belediye Başkanı'na ve Ekibine; Kapıağzı Köyü Muhtarı'na, Kapıağzı Dernek Başkanı ve yönetimine teşekkür ediyorlar. Ekip Yeşil Niksar Gazetesini de ziyaret ederek Yazı İşleri Müdürü Namık Bilgin ile Niksar ve Kosova hakkında konuşmalar yaptılar, RTK ekibinin Niksar'da ve Tokat'ta yerleşik Kosova kökenli hemşerilerimizle görüşmeleri esnasın da; yöre halkındaki, Türk Devletinin ve Türk Milletinin asli parçası olma duygusunu yüreklerinde sımsıcak taşımalarıyla birlikte, Kosova sevgilerini görünce duygusal anlar yaşandı.
29 Haziran Pazar günü "Kapıağzı Köyü Geleneksel Piknik Şöleni"ne katılan RTK ekibi; yoğun ilgi gördü. Pikniğe; Niksar belediyesi Başkan Yardımcısı Abdullah Yıldız, Belediye Basın Sorumlusu Hacı Taşova, İstanbul Niksar Rumeliler Dernek Başkanı Harun Asartepe, Yönetim Kurulu Üyeleri Mahmut Usta, Davut Bilek ile Sakarya, Bafra, Bursa, Tokat gibi muhtelif şehirlerden katılımlar oldu. Niksar'da ikamet eden Kapıağzılılar pikniğe yoğun ilgi gösterdiler.
VUŞTRİ'DE, TÜRKÇE RESMİ DİL KABUL EDİLDİ!
Vıçıtırın Şehrinde Türkçe Resmiyet Kazandı
Türklerin yaşadığı Kosova'nın Vıçıtırın şehrinde Türkçe resmi dil oldu.
8 Mayıs 2008 günü toplanan Vıçıtırın Belediye Meclisi üyeleri, kullanımda olan resmi diller arasında Türkçe'nin de yer almasına ilişkin öneriyi ezici oy çoğunluğuyla kabul etti.
Vıçıtırın Belediye Meclisi'nin oluştuğu toplam 31 üyeden öneri 1'e karşı 30 oyla kabul edildi.
Oylama yapılmadan önce öneri konusunda açıklama yapan Vıçıtırın Belediye Başkanı Bayram Mulaku, bu şehirde yüzyıllardır Türklerin de yaşadığını hatırlatarak, yasalar gereği Türkçe'nin Vıçıtırın'da kullanılan resmi diller arasında yer almasının önemine işaret etti.
Türkiye'nin Kosova'nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu belirten Belediye Başkanı Mulaku, ayrıca iki ülke arasında var olan dostane ve akrabalık ilişkileri nedeniyle Türkçe'nin resmi dil arasında yer almasının gerekli olduğuna vurgu yaptı.
Türkçe'ye Vıçıtırın şehrinde resmiyet kazandıran kararın alınması ardından toplantıda hazır bulunan Kosova Türk Eşgüdüm Bürosu Müsteşarı Mustafa Sarnıç yaptığı konuşmada, "Türkiye Kosova Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını tanıyan ilk ülkeler arasında yer alarak, tarihi ve manevi sorumluluğunu yerine getirmiştir. Şimdi bu yeni dönemde özellikle Vıçıtırın halkı ile Türkiye'deki ilgili belediyeler arasında ilişkileri daha da gelişeceğine inanmaktayım. Özellikle bu çerçevede ekonomik anlamda Türkiye'den iş adamları gelip Vıçıtırın'da daha fazla yatırım yapmalarını özendireceğiz" şeklinde konuştu.
Bugün bu kararı almakla Vıçıtırın Belediyesi ve halkının Türkiye'ye karşı sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu belirten Kosova Türk Eşgüdüm Bürosu Müsteşarı Mustafa Sarnıç, Türkçe'nin Vıçıtırın'da belediye düzeyinde resmi dil olarak kabul edilmesinin kararlaştırılması dolayısıyla şükranlarını dile getirdi.
Müsteşar Sarnıç'ın bu konuşması, Vıçıtırın Belediye Meclisi üyeleri tarafından alkışla karşılandı.
Bugün önemli bir gün yaşayan Vıçıtırın, Kosova'da Türkçe'nin resmileştiği 6'ıncı şehir oldu. Bundan daha önce Prizren, Mamuşa, Mitroviça, Priştine ve Gilan'da Türkçe, belediye meclislerinin kararlarıyla resmi dil olmuştu.
Gazeteci ve öğretmen
Hajdin İslami,
Vıçıtırın'den bildiriyor
|